Honaz Belediyesi Resmi Web Sayfasi
header image

Honaz Tanıtım

Takvim
Haziran 2017
PSÇPCCtP
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30

Birimlerden Haberler
    Birimlere ait haber bulunamadı

Birimler

Fotoğraf Galerisi
Kiraz_Bayrami__1972__.jpg

Honaz Nostalji 2

DSC01947.JPG

Pınarbaşı Göz

3IMG_7487.JPG

eski

11110472_413552965493746_3284510211112758040_n.jpg

Başkan

Kiraz_Bayrami_Folklor.jpg

Kiraz Bayramı

ilyas_Akbulut_evi.JPG

İlyas Akbulut Evi

IMG_0809.jpg

Pınarbaşı Göz

10473973_417644828417893_4351382581849844931_n.jpg

Başkan

Kiraz_Bayrami_folklor2.jpg

Kiraz Bayramı

11018584_380477648801278_5264959538160734550_n.jpg

Başkan


Honaz Tanıtım

 

HONAZ’IN TARİHÇESİ
   Honaz’ın tarihçesi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Verimli toprakları, ekonomik zenginlik gösteren iklimi, yeraltı zenginlikleri, jeolojik yapısı; Honaz’ın diğer Ege toprakları gibi çok eski medeniyetlere ev sahipliği yapmasında en büyük etkendir. Ve yine Honaz’ın Frigia ile Karia bölgelerini ayırması, savunmaya elverişli bir konumda olması; bütün medeniyetlerin dikkatini Honaz’a çevirmesine neden olmuştur. Frigia, Lidya, Helenizm, Bergama, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı kültür ve tarihinin izlerini taşımaktadır.
    Honaz’ın kimler tarafından ve hangi dönemlerde kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak İonlular zamanında Helenler tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Honaz’ın şimdiki yerinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde varlığını sürdüren Khonae ( daha sonraları Khonos, Honas ) bulunur. Khonae’den önce ise bugünkü Honaz’ın 3 km kuzeyinde tarihi Lykos ( Çürüksu ) Çayı kenarında kurulan Colossae yer almaktadır.  İ.Ö 21. ve 19 y.y arasında Balkanlardan gelen akınlar nedeniyle More ve Makedonya Yarımadasından Anadolu’ya geçmek zorunda kalan Helenler; Denizli yakınlarında Laodikia, Honaz Dağı yakınlarında da Colossae şehrini kurmuşlardır.  İlk şehir Honaz Dağı’nın 3 km kadar kuzeyinde yer almış; ancak şehrin ard arda yaşadığı depremler sonucu yeri değişmiştir.
    Colossae’nın tarihi İ.Ö 5. y.y dayanmaktadır. Başlangıçta bir Frigia şehri olan Colossae, zaman içinde Grek şehri olmuştur. İ.S 7. y.y gelindiğinde tüm Anadolu şehirlerinde olduğu gibi Colossae da arap akınlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Savunma bakımından daha elverişli olan Colossae’nin 3 km güneyinde Honaz Dağı’nın ucunda yer alan, Khonae; bu dönemde antik Colossae’nin yerini almıştır. 7.yy. da kurulan, 858–860 yılları arasında "BAŞPİSKOPOSLUK" ünvanı alan Khonae, 950 yılında "METROPOLİS" olmuştur. Böylece Khonae, Anadolu’nun en önemli dini ve idari merkezlerinden biri haline gelmiştir.
    Antik çağda Yunanlıların bir kolonisi iken, önce Selevkos, sonra da Bergama Krallığı’nın yönetimine girmiş, arkasından, Roma ve Bizans İmparatorlukları’nın egemenliğine geçmiştir.
Batı Anadolu’da özellikle Menderes vadisi boyundaki şehirler, Anadolu’nun içlerine uzanan yolların üzerinde bulundukları için çok önemliydiler. Bu yolların çok işlek olması Colossae gibi şehirlerin, ekonomik, idari, kültürel ve dini açıdan önemini arttırmıştır.
    Bizans döneminde, Anadolu’nun bütün yollarının İstanbul’a yönelmesi; Menderes şehirlerinin, özellikle Efes ve Colossae’nin gerilemesine neden olmuş ve halk da çevreye dağılmıştır. Bu dönemde savunmaya elverişli konumuyla şimdiki Honaz’ın bulunduğu bölge rağbet görmüş, buradaki kale gelişmiştir.
    Khonae adlı yeni şehir; verimli toprakları, savunmaya elverişli konumuyla dikkat çekiyor, kendi halkının ve çevre halkın tarım ihtiyaçlarını gideriyordu. Khonae, W.M Ramsay’e göre; " güneyinde Yatağan civarından geçen bir yolla Antalya ile bağlantısı olması ile, Menderes boyunca hâkim olduğu yol ile ve savunmaya elverişli konumuyla Colossae’nın tahtını elinden almıştır.
   Adı İncil’de geçen, Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri olan Colossae’nin, erken hristiyanlık devrindeki önemini Khonae, devam ettirmiştir. Ve Khonae da Anadolu’nun önemli dini merkezlerinden biri haline gelmiştir. Uzun süre Bizans sınırları içinde yer alan Khonae, 1077 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan’ın komutanlarından Afşin Bey’in Anadolu seferi sırasında ilk kez Türklerin eline geçmiştir. Fakat daha sonraları Khonae, özellikle haçlı seferleri sırasında birkaç kez Türkler ve Bizanslılar arasında el değiştirmiştir. 1207 yılında kesin olarak Türklerin idaresine geçmiştir. Bu dönemdeki vilayetlerden kesin olarak anlaşılıyor ki; Menderes çevresindeki en önemli şehir Honas’dır. Yine bu dönemde Honaz eyalet merkezi olmuş, ona birçok vilayet bağlanmış ve yarım yüzyıl önemini devam ettirmiştir.  Honas, verimli toprakları, konumu, savunma imkânları, kalabalık nüfusu ile Anadolu’nun bu dönemde yıldızı parlayan şehirlerindendir. Yani Bizans’ın şehir özelliklerini tam olarak taşıyan Honas; Geç Bizans Döneminde merkezi eyalet olacak, daha sonraları da Bizans’ın rum nüfusunu barındırarak önemini yarım yüzyıl daha devam ettirecektir.
    Honas’ın Osmanlı topraklarına katılma süreci 1391 yılında başlamıştır. Yıldırım Beyazıt Denizli ve yöresini Osmanlı Devleti’ne katmıştır. Honaz 1403 de Timur’un Denizli’yi almasıyla Osmanlı Devleti’nin elinden çıktıysa da 1429 yılında tekrar Osmanlı idaresine geçmiştir. Ne yazık ki eski çağ kalıntıları yanında orta çağ Selçuklu ve yeniçağ Osmanlı uygarlığından çok az eser görmekteyiz. Bu da gösteriyor ki; Honaz eski çağda büyük uygarlık göçlerine ve birçok milletin bu topraklar üzerinden gelip geçmesine imkân sağlamıştır.
    19.yy gelindiğinde Osmanlı Devleti’nin yaşadığı değişim rüzgârlarından doğal olarak Honaz da etkilenmiştir. Tanzimattan sonra idari değişiklikte Honaz, Aydın eyaletine bağlı Denizli sancağının bir nahiyesi olmuştur. Honaz’ın Hisar Mahallesi’nde oturan Yunanlılar Cumhuriyet Dönemi’nde 1924 yılında yapılan bir anlaşma ile Memleketlerine gönderilmiş, yerlerine Batı Trakya Türkleri yerleştirilmiştir.
   Honaz’da idari bakımdan köklü değişiklik 20. yy başlarında gerçekleştirilmiştir. 1914 yılında belediyenin kurulmasıyla resmi hizmetler de artmaya başlamıştır. 1987 yılına kadar Denizli İline bağlı bir nahiye olan Honaz, 19.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla ilçe statüsüne kavuşmuştur. 10.08.1988 de kaymakamın göreve başlamasıyla fiilen faaliyete geçmiştir. Bugün ilçemizde, devlet daireleri Hükümet Konağı binasında hizmet vermektedir. Honaz ismi hakkında çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan bir tanesi Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’de geçmektedir. Seyahatnamesi’nde Honaz’a geniş yer veren Evliya Çelebi, Honaz ve Honaz Kalesi hakkında der ki; " bu Kale, Rum Kayserleri Oğullarından Honas adlı melik tarafından yaptırılmıştır." Buna göre ilk adını bu melikten almıştır.
   Başka bir rivayete göre ise; Honaz ismini sırtını dayadığı Honaz Dağı’ndan almıştır. Önceleri Khonae, Khonos, Honasen, Honeos adlarıyla kayıtlara geçmiştir. Daha sonraları Türkçeleştirilerek Honas olduysa da zamanla Honaz olarak söylenmiştir. Diğer bir rivayete göre; Honaz’ın kelime anlamı erken olgunlaşan kirazdır. Honaz ve Honaz Ovası tarihte ve günümüzde kirazı ile ünlüdür. Bundan dolayı Honaz adının ürettiği kirazdan geldiği rivayet edilmektedir.
COLOSSAE ANTİK KENTİ
  Denizli İli’nin 25 km. doğusunda, Honaz İlçesi’nin 2 km. kuzeyinde yer almaktadır. Antik kent, Honaz (Kadmos) dağının kuzeyinde Aksu Çayının kenarına kurulmuştur. Antik Çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenophon’a göre Frigyanın 6 büyük şehrinden biridir. Pers egemenliğinde de parlak çağlarını yaşamıştır. M.Ö. 2.yy.dan itibaren Hierapolis ve Laodikeia’nın kurulması ile önemini yitirmiştir. M.S. 1.yy. başlarında Laodikeia ile birlikte yüncülük ve dokumacılıkta çok gelişmiştir. M.S. 1.yy. da Neron döneminde meydana gelen depremle harap olmuştur. M.S. 692-787 yıllarında şimdiki Honaz İlçe merkezinin bulunduğu yerde Chonae adıyla kurulan kent nedeni ile tamamen terk edilmiştir.  Chonae kentinde St. Michael kilisesinin bulunduğunu eski kaynaklardan öğrenmekteyiz. 
HONAZ DAĞI MİLLİ PARKI
  Honaz Dağı Milli Parkı, ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Honaz dağı Milli Parkı’nın floristik zenginliğinde coğrafi konumu, topoğrafik ve jeolojik yapısının önemli etkisi bulunmaktadır. 150 yıldan bu yana botanikçilerin büyük ilgisini çeken Honaz Dağı, ülkemisin endemikler bakımından zengin bir bölgesinde yükselmektedir. Bu bölgede kaydedilen 964 bitkiden 122’si endemiktir yani ender bulunan yerli bitkilerdir. Milli parkın en önemli doğal özelliklerinin başında jeomorfolojik özellikleri gelmektedir. Bunun sonucu olarak Honaz dağı oldukça dik görünümüyle bölgesel önem taşımaktadır. Yörenin aldığı yağışın önemli bir kısmının kar yağışı biçiminde olması, topoğrafik özellikleri ve uygun eğim koşulları dolayısı ile Honaz dağı kayak ve kış sporları potansiyeline sahiptir.
HONAZ KALESİ
  Honaz’ın antik dönemde bu kadar ilgi çekmesinin en büyük nedenlerinden biri de savunmaya elverişli olmasıydı. Kale, Honaz Dağı’nın yalçın kayalarla kaplı yamacında bulunur. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde yazdığına göre 5 köşeli olan Honaz Kalesi, Rum Kayserleri Oğullarından Honas adlı bir melik tarafından yaptırılmıştır.
SULTAN II. MURAT CAMİİ
  Osmanlı Döneminde Sultan II. Murat tarafından yaptırılmış bir cami olup, şu anda yıkıntı durumundadır. Caminin kitabesi vardır. Cami yanında "Yalıncak Yatırı “ isimli üzeri kapalı ve içerisinde yan yana defnedilmiş üç mezarın bulunduğu bir türbe mevcuttur. Buraya halk arasında “Üç Şehitler Türbesi"  de denilmektedir. Hakkında fazla bilgi edinilemeyen bu türbedeki yatan zat’ın, bu civarda yapılan Bizans-Selçuklu muharebelerinde şehit düştüğü, yalınayak ( ayakkabısız - çıplak ayakla ) savaştığından dolayı “Yalıncak” yatırı olarak isimlendirildiği söylenir.
 
PINARBAŞI MESİRELİĞİ
  Honaz İlçe merkezine yaklaşık 1 km uzaklıkta bulunan Pınarbaşı Mesireliği doğal su kaynakları, havuzu, yeşil alanları ile özellikle hafta sonları piknik yapmak isteyen aileler için tam bir uğrak yeri olmuştur. Diğer bir adı Göz olan mesirelik alanındaki kaynaklardan doğan su ile Honaz’ın verimli tarım arazileri sulanmaktadır. Honaz Belediyesinin katkıları ile mesirelik alanında ailelerin rahat ve huzurlu vakitler geçirmeleri için genişletme, ağaçlandırma ve düzenleme çalışmaları yapılmıştır. Her yıl düzenlenen Kiraz hasat Sonu Şenlikleri ve Yağlı Pehlivan Güreşleri için Pınarbaşı Mesireliğinin bir bölümüne Er Meydanı hazırlanmış ve burada da çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi sağlanmıştır. 
KAKLIK MAĞARASI
 Kaklık Beldemiz sınırları içerisinde bulunan Kaklık Mağarası, yer altı sularının oluşturduğu yer altı boşluklarından meydana gelmiştir. Kendine özgü bir özelliği olan mağaranın içerisinde büyük bir traverten kitlesi vardır. Pamukkale’nin benzeri olan bu travertenler mağaranın yakınında ki Kokar hamam Pınarı’nın (Haydar Baba Pınarı) sularının mağaraya şelaleler halinde akması sonucu oluşmuştur. Günümüzde bu travertenlerin oluşumu devam etmektedir. Mağaranın kuzey duvarından küçük şelaleler şeklinde sızan sular yer yer duvarlarda travertenler oluşturmuştur. Mağara içerisinde berrak kükürtlü sular bulunmakta olup, bu suların bazı cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılmaktadır. Ayrıca mağaranın yakınında ziyaretçilerin istifadesine sunulmak üzere yapılan yüzme havuzu, küçük amfi tiyatro, seyir alanları, kafeterya ve kameriyeler Mayıs 2002 tarihinden itibaren turizmin hizmetine sunulmuştur.
SAKLIGÖL
 Honaz İlçesi’ne bağlı Yukarıdağdere Köyü’nde bulunan Saklıgöl’ün içerisindeki 7 tonluk yüzen ada, ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Saklıgöl’deki yüzer ada, denizden bin 600 metre yükseklikte bulunuyor. Doğaya gizlenmiş olarak keşfedilmeyi bekleyen gizli cennet Saklıgöl’ün etrafı mis kokulu çam ormanları, ormanın içinde mesire yerleri,  temiz havası, orman kokusu ve huzur veren sessizliği ile ziyaretçilerini bekliyor. Denizli-Ankara Karayolu üzerinde.34.km den sonra Kaklık kasabasına yaklaşmadan sağa dönüş de yaklaşık 10 km dağ yolu çamlar içinde çıkmak isterseniz karşınızda saklı göl (Yukarı Dağdere Köyü). 
 
EKONOMİ
 Honaz ekonomisinin temelini tarım ve sanayi oluşturmaktadır. Honaz sınırları içinde üretilen tekstil, mermer ve değişik sanayi ürünleri, yurt içi ve yurt dışında pazarlanmaktadır. Organize Sanayi Bölgesi, 200’e yakın fabrikası ile Honaz’ı ekonomik ve sosyal yönden olumlu yönde etkilemektedir.
Kaklık Kasabası, sınırlarında Organize Deri Sanayi Bölgesi kurulmuş olup, genç yatırımcıların taleplerini beklemektedir. İlçemiz, Ege Bölgesi’nin ve Türkiye’nin kiraz üretim merkezidir. Yılda ortalama 12 bin ile 14 bin ton arası toplam ürün alınmaktadır. Üretilen kirazların büyük bir kısmı ihraç edilmektedir. Bununla birlikte üzüm ve cennet hurması yetiştiriciliği de giderek yaygınlaşmakta olup narenciye hariç her türlü meyve yetiştirilmektedir. İlçe sınırları içerisinde faaliyette bulunan Organize Sanayi Bölgesinde tekstil, mermer, boya apre, kimya sanayi ve demir çelik sektörü, ilçe ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.
Honaz Belediyesi ve TOKİ işbirliği ile 384 konuttan oluşan toplu konutlar ile Belediye Toplu Konut projeleri tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmiştir. 
 
COĞRAFİ KONUM
   Honaz İlçesi, Ege Bölgesi’nde Denizli İline bağlıdır. İlçemiz, Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Honaz Dağı ( 2.571 m) nın kuzey eteğinde yer alır. İlçemiz, Ege Bölgesi’nin Akdeniz Bölgesi’ne yakın kısmında yer almaktadır. Bu konumuyla, iklim ve tarım çeşitlenmektedir. Ayrıca antik çağda, Honaz Dağı; Frigya ve Karia topraklarını birbirinden ayırmış, Antik Lykos (Çürüksu) Nehri’ne de kaynak olmuştur. Bu coğrafi konumu itibariyle de çok stratejik bir noktada bulunmaktadır. Zengin bir flora ve faunaya sahip olan Honaz’ın iklimi yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlıdır.
      İlçemiz; Denizli-Ankara karayolu üzerinde, Denizli’ye 24 km uzaklıktadır. Yüzölçümü 504 km2,  2011 yılı verilerine göre nüfusu 10500 ‘dür.
  
EĞİTİM
 Honaz, Türkiye genelinde eğitim problemi olmayan ilçeler arasında bulunmaktadır. İlçe merkezinde 1 Honaz Belediyesi Anaokulu, 4 İlköğretim Okulu, 1 Çok Programlı Lise, 1 Anadolu Lisesi, Organize Sanayi Bölgesi içerisinde eğitim hizmeti veren Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ve Pamukkale Üniversitesi’ne bağlı Honaz Meslek Yüksek Okulu vardır.
PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ HONAZ MESLEK YÜKSEKOKULU
 2001 yılında 60 öğrenci ve 2 bölüm ile eğitim öğretim hayatına başlayan ve 2004 yılında 250 öğrenciye ulaşan Honaz Meslek Yüksek Okulu, o dönem Belediye Başkanı Turgut Devecioğlu’nun seçilmesi sonrasında ki büyük gayretleri ve Üniversite yönetiminin katkısı ile günümüzde 11 bölüm ve yaklaşık 4000’e varan öğrenci sayısına ulaşmıştır. İlçenin Denizli iline yakınlığı, ulaşım kolaylığı, TOKİ, Belediye ve ilçe merkezinde ki konutların yeterli sayıda olması sebebi ve Belediye tarafından verilen destekler ile Honaz Meslek Yüksek Okulu bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Üniversite, mezunlarını iş hayatında izleyen ve mezun takip sistemi kuran ilk Meslek Yüksek Okulu’dur.
 
YÖRESEL YEMEKLER
 Honaz’da geleneksel yemek türleri ve beslenme alışkanlıkları sürmektedir. Mercimek çorbası, Domates çorbası, kuru börülce çorbası, Tarhana çorbası gibi yöreye özgü çorba türleridir. Et yemeklerinden de sac kavurma, etli nohut, kapama, tandır kebap sayılabilir. Geleneksel olarak aşure ve keşkek de sevilen yemeklerdendir.
Honaz mutfağının temelini sebzeli yemekler de oluşturur. Özellikle patlıcan yemek çeşitleri çoktur. Kuru patlıcan dolması, patlıcan gözlemesi gibi vb. ebegümeci salatası, nar ekşili salatalar yöreye özgün salata türleridir.
Börek ve tatlı türlerinde Ege Bölgesi özellikleri görülür. Yufka, şipit, bazlama, tepsi ekmeği evlerde yapılan ekmeklerdendir. Kışın mısır, kavurga, ceviz, kestane; yazın türlü meyveler, kiraz, salatalık, kavun, karpuz yenir.
 
ULAŞIM
Honaz iyi düzeydeki karayolları sayesinde çevresi ve diğer tüm il ve ilçelerle bağlantısı son derece kolaydır. Denizli’ye 24 km uzaklıkta olup, il merkezinden 15 dakikada bir kalkan yolcu minibüsleri ile rahatlıkla ulaşılabilir. Honaz, Denizli- Ankara, Denizli-Antalya ve Afyon-İzmir karayolları üzerinde önemli bir konumdadır.
Honaz İlçesinin diğer illere uzaklığı
Ankara -  480 Km, İstanbul - 640 Km, İzmir - 270 Km, Antalya - 245 Km, Afyon  - 210 Km
Muğla  -  150 Km 
 
YUNANİSTAN MUHACİRLERİ
DENİZLİ-HONAZ’A YAPILAN MÜBADELE GÖÇÜ
 Yunanistan’ın Manastır Vilayeti, Grebene Kazası, Vraşno ve Kastro köylerinde yaşayan insanlar, Lozan Konferansında alınan kararlar doğrultusunda mübadil olmuşlar ve zorunlu göçün bir parçası haline gelmişlerdir. Zorlu bir göçün ardından İzmir’e getirilen Grebene mübadillerinin, Malatya’da iskân edilmeleri planlanmış iken, son anda gerçekleşen bir değişiklik ile Denizli ve Honaz’da iskânlarına karar verilmiştir. Denizli’ye mübadele dönemi olarak ele aldığımız 1924–1930 yılları arasında gelen 529 haneden 82 hanenin Honaz’da yerleştirilmesi planlanmış ise de 70 hane Honaz’da iskân olunmuştur. Honaz’a geldikten sonra karşılaştıkları birçok sorunu zaman içerisinde aşmış olan mübadiller, Honaz’ın heterojen yapısının homojenleşmesine etki yapmıştır.
Mübadele İle Honaz’a Yapılan Göç:
 Yunanistan’dan Denizli’ye mübadele dönemi olarak değerlendirilen 1924–1930 arasında 460 mübadil hanesi gelmiştir. Bu hanelerden 82 mübadil hanesi Honaz’a yerleştirilmiştir. Honaz’a yerleşen 12 hane kısa bir süre sonra buradan ayrılarak Denizli Merkeze bağlı Korucuk köyüne gitmiştir. Honaz’a 70 mübadil hanesi ile toplam 274 kişi yerleşmiştir. Denizli İskân Müdürlüğü’nün İmar ve İskân Dördüncü Mıntıka Umum Müdürlüğüne gönderdiği raporunda ise Honaz’da 70 hanede 284 nüfusun iskân edildiğine dair bilgi verilmektedir.
 Honaz’a Yunanistan’dan gelen mübadil hanelerinin 69’u Grebene kazasının Vraşno ve Kastro köylerinden, bir hanede Samakol’dan gelmiştir. Denizli’nin diğer yerleşim yerleri yoğun bir göçe sahne olmamıştır. Honaz’dan göç eden Rumların yerine, mübadele ile Yunanistan’dan gelen göçmenlerin iskânı sağlanmıştır.
 Mübadil göçmenlerin gelmesiyle birlikte, Honaz’ın kültürel yapısı çok büyük ölçüde etkilenmemiş ise de, az da olsa farklı ibadethanelerin bulunduğu eski heterojen yapısının homojen bir kültür yapısına dönüşmesinde etkili olmuştur.
 Mübadiller Honaz’da bazı gelişmeler yaşanmasında etkili de olmuşlardır. 1924’te mübadiller Honaz’a geldiklerinde kıyafet olarak Honaz’ın yerlileri şalvar giyip kuşak kuşanırken, mübadillerin ceket pantolon giyiyor olmaları önemlidir. Honaz’a ilk defa İzmir’den öğrendikleri bahçıvanlığı getirmeleri, evlerin badanalanması yönünde örnek olmaları, taşımacılıkta zorluklara neden olduğu için kelter yerine kasa kullanmaları, yufka yerine evlerinde bulunan fırınlarda ekmek yapmaları Honaz’a yaptıkları katkılardır. Mübadillerin Honaz’da nakliyecilik açısından da katkıları olmuştur. 
  
AHISKA TÜRKLERİ 
 Genel anlamda Ahıska Türkleri olarak anılan ve 1998 yılında başlangıçta dört aile olarak Honaz’a yerleşmeye başlayan Ahıska Muhacirleri, Azerbaycan, Rusya, Özbekistan, Çeçenistan ve Kazakistan’dan göç etmişlerdir. Şu an Honaz’da tahmini 156 aile yaşamlarını sürdürmektedirler. Honaz’daki sosyal yaşam ile bütünleşmiş olup, Honaz Ahıska Türkleri Kültür ve Dayanışma derneği çatısı altında birleşmişlerdir. Dernek Başkanı Yusuf Paşa’dır.